Toprak, bitki ve insan

Yaprak bitleri tarafından işgal edilen bir fasulye bitkisi mikoriza ağı vesilesiyle diğer bitkilere bir sinyal gönderir. Bu sinyali alan sağlam fasulyeler yaprak bitlerini uzak tutacak ve onları yiyecek olan yaban arılarını çekmeye yarayan maddeler salgılarlar. Hastalıklı domatesler de toprak altındaki ağlarını aynı şekilde yardım istemek için kullanırlar. Onları korumaya yarayan maddeler şimdilerde ikincil bitkisel maddeler dediğimiz (antioksidan) ve süper gıdalar olarak kullandığımız maddelerdir. Bitkiler strese girdiklerinde salınırlar ve o bitkileri yediğimizde vücudumuza girerler. İkincil bitkisel maddeler sindirimimizi, bağışıklığımızı, sinir sistemimizi, mitokondriyamızı ve DNA’yı düzenler bu şekilde dayanıklılığımızı artırırlar.

Bu kadarı yetmezmiş gibi mikoriza-mantarları aynı zamanda şahane temizleyicilerdir. Toprağı zehirlerden ve zararlı maddelerden arındırma işini görürler. Zehirli maddeleri yemeleri sayesinde bu maddeler bize ulaşmaz. bu süper mikroorganizmalar toprağın serin kalmasını da sağlarlar – Mikoriza ercik sapları sayesinde yüz milyonlarca yıldır karbonu ayrıştırabilmektedir. Varlıklarıyla çevremizi mükemmelleştirirler.

Toprak sağlıklıysa, biz de sağlıklıyız demektir. Çiftçiler bunu bilirler. Toprağın dengede olup olmadığını dillerinin ucuyla tadarak bile anlayabilirler.

Toprağın kendine has kokusuna “geosmin” adı verilir ve şefler pancarlar ve havuçların yaydığı bu rayihayı onurlandırırlar. Eğer sahip olduğumuz toprak canlanıp coşarsa, önce gıdalarımız akabinde de biz coşarız. Hepimiz proteinlerin, vitaminlerin ve minerallerin besleyici olduğu konusunda hemfikiriz. Gerçek anlamda sahip olduğumuz toprak da bizim için besleyicidir.

Sağlıklı topraklarda mevcut olan çeşitlilik, vücudumuzda bir dizi mühim reaksiyonun oluşmasını kolaylaştırmaktadır. Türler açısından zenginlik bağışıklığımızı yönlendirir, aşırı kilo alımına engel olur; alerjik ve otoimmün hastalıkların oluşmasını engeller. En yeni probiyotikler (yararlı bakterilerden oluşan ecza ürünleri) toprakta yaşayan bakterilerden oluşurlar. Toprakta yaşayan bir organizma olan Clostridium sporogenes’in kanser hücreleriyle mücadelede yardımcı olduğu hatta kemoterapi sırasında sağlikli hücreleri koruduğu tespit edildi. Diğer bir toprak bakterisi Mycobacteriumvaccae’nin ise melanoma hastalarının yaşam kalitesine katkıda bulunduğu anlaşıldı.3, 4 Toprakta yaşayan organizmalar ayrıca ruh halimize de etki edebiliyorlar. Mycobacteriumvaccae ile tedavi edilen farelerde seratonin düzeyinin tipkı antidepresan almış gibi arttığı, ayrıca endişe durumlarında azalma ve bilişsel becerilerinde ilerleme olduğu gözlemlenmiştir.5, 6 Kezâ araştırmacılar, çiftlik tozuna maruz kalmanın, solunum yollarında bir örtü oluşturduğunu ve bu sayede bünyenin alerjenlere daha az reaksiyon gösterdiğini tespit etmişlerdir. Bu duruma sebep olan A20 proteininin ise vücudumuz tarafından, sadece çiftlik tozu ile ilişkide olursak üretildiği fark edilmiş. Bütün bu ilişkiler bütünü bizim astima yatkınlığımızi azaltmaktadır.? İşte yine… Her şeyin başı çamur, toprak!

Updated: Ocak 21, 2019 — 9:51 pm

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cinsel Güç Enerji Arttırıcı Macun - İktidarsızlık Bitsin - Ereksiyon süresi uzatma © 2019 Cinsel güç arttırıcı - İktidar sorununa çözüm