Bitkiler hakkında

Birkaç nesil öncesine kadar yediklerimiz mevsimine uygun ve evde hazırlanan yiyeceklerden oluşuyordu. Protein, yağ, karbonhidrat gibi sözcüklerden haberdar değildik. Multivitamin takviyeleri ne pratikte ne de fikirde henüz yer almıyorlardı. Vitamin sözcüğü 1912 yılında keşfedildi. Bu keşfin ardından gelen 30 yıl boyunca kimyagerler vitamini oluşturan maddelerle ve bunların üretimiyle ciddi bir şekilde ilgilenmeye başladılar.

Doğadan gelen gerçek gıda

Gıdaya bilimsel açıdan yaklaşan bu anlayış onu insanların faydası için var olmuş kimyasal maddelerin bir birleşimi olarak görmeyi doğurdu. Bununla birlikte besinler kompleks yapılardır ve sadece bizim için var olmayan canlı varlıklardan türetilmişlerdir. Aslına bakılırsa bu karmaşık yapı sayesinde bu besinler bizim için faydalıdır. Beslenme; protein, karbonhidrat ve yağın; vitaminler, mineraller ve ikincil bileşenlerin (bitkiyi oluşturan, renk, aroma ve şifa gibi faydalar sağlayan yapı taşlari) ötesinde bir şeydir. Bizler besinlerin canlılığı ve karmaşık yapısından, onun kendi bileşenlerinden biri gibi faydalanırız.

Yemeğimiz bizi hem fiziksel, hem duygusal hem de ruhsal anlamla besler. Bedenimizin temelini oluşturur. Yiyeceklerimiz doğayla olan etkileşimimizden ortaya çıkar; yaşamamızı, uyum sağlamamızı, büyümemizi ve hayatta kalmamızı sağlar. Su, mineraller ve ölümsüz dünyanın diğer bileşenleri yalnızca kısa bir süre için vücudumuzdan gelip geçer, işlerini görüp doğaya geri dönerler. Gıdaları sadece ihtiyacımız olan bir yakıt gibi sınıflandırmak da salt ilaç muamelesi yapmak da doğru bir yaklaşım değildir. Genel anlamda gıda, doğayla olan kutsal bağını bizim iyileşmemiz için kullanan bir müttefikimizdir.

Gerçek gida tabiatın iyileştirici bütün özelliklerini kendisinde barındırir; zengin bir toprak, sıcak güneş ışıkları, temiz hava, yaşayan su ve çeşitli minik yaratıklar. Yemek, doğayla olan muhabbetimizin en samimi halidir. Onu her gün içimize alırız. Gerçek gida vücudumuza dayanıklılık verir.

İşte bu yüzden çocuğunuzun sağlığına doğru giden yolda bir sonraki adımımız (ona aktif olarak zarar veren gıdaları hayatından çıkarttıktan sonra), gerçek gıdayı keşfetmekten geçiyor. Bu vesileyle de toprağa ve onun kirine geri dönüyoruz. Evet, tam da ondan bahsediyorum. Çamur!

Meyve, sebze, tahıllar, kaliteli et, süt ve yumurtanın bize sunabilecekleri faydalar; mineraller, vitaminler, lifler ve ikincil bitkisel bileşenlere bağlıdır. Fakat yediğimiz her şey toprak ve onun birçok bileşeni ile olan etkileşimleri sayesinde bize bu faydayı sağlayabilir. Toprak ya da çamur, kir, bizim temizlik hırsımızla ilgili olmayan bir konuma sahiptir. Toprağın içinde mikroplar ve besin öğeleri bulunur; bunlar çocuklarımızın bağırsak sağlığı, bağışıklığı, beyinleri ve hatta göreceksiniz ki duygu durumları için hayati önem taşırlar. Diyelim ki sebzelerimizi kendimiz diktik, baktık ve topladık; bunlarin gözle görülmeyen kalıntıları cildimize, ağzımıza ve burnumuza girerler. Topraktan geçen bu izler vücudumuzda endorfin ve oksitosin vasıtasıyla kimyasal reaksiyonlar başlatan bir florayı taşırlar. Bu maddeler vücudumuzun ve ruhumuzun olabilecek en iyi şekilde işlemesine yarar ve kendimizi harika hissederiz. Yani toprağın sağlığı sadece yiyeceklerimizin sağlığıyla değil aynı zamanda çocuğumuzun sağlığıyla da birebir ilişkilidir.

Updated: Ocak 21, 2019 — 9:49 pm

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cinsel Güç Enerji Arttırıcı Macun - İktidarsızlık Bitsin - Ereksiyon süresi uzatma © 2019 Cinsel güç arttırıcı - İktidar sorununa çözüm